Görgü ile iş yapmak

Okuma süresi: ∼ 2 dakika

Bu yazı esasen 1 Kasım 2019 tarihinde, LinkedIn profilimde yayınlanmıştır.


Dün akşam Twitter’da dolanan bir videoya denk geldim…

İzlerken hissettiğim utanç ile rahatsızlık karışımı duyguyu tarif etmem o kadar zor ki…

Tepeden tırnağa siyahlar giyinmiş, simsiyah sakallı bir genç adam, bütün bir deveyi -belli ki bu iş için özel olarak ürettirmiş olduğu- devasa bir fırının/ocağın içerisine sokup pişiriyor.
Ve daha sonra pişmiş halde fırından çıkan devenin üzerine gül yaprakları serpiştirip gülü de deve etine saplıyor…

Bizde toplumsal olarak bazı yerleşik değerler vardır.
Gıda üzerinden, yiyecek üzerinden gösteriş, debdebe yapılmaz, görece pahalı, bütçeyi zorlayabilecek bir yemek yenmişse bahsedilmez, bahsetmek gerekirse de “ayıptır söylemesi balık yapıldı dün evde” gibi mahcubiyet ifadeleri ile değinilip geçilirdi.
Komşusu açken tok yatan bizden değildir” denirdi.
Oysa bugün insanlar kundaktaki bebeklerine mama alamazken; bırakın kıymayı, haftada bir baklagil yemek geniş kitleler için lüks halini almışken, bu rezillik ne oldu da peyda oldu başımıza?

Biz ne ara bu denli Araplaştık, ne ara bu derece görgüsüzleştik? Ne oldu bize yahu?

7-8 sene önce son derece vasat bir kasap oğlan ile hayatımıza giren, kapitalizmin tadını aldıktan sonra da günden güne alevi harlanan bu yemek pornografisi nereye gidiyor?
Seviyesiz, avam, yoz, asla bizden olmayan bu eğretilik, bu sakillik, bu düzeysizlik nerede sona erecek?

Adına ‘iletişim, etkileşim‘ dendiği sürece mazur görüleceği düşünülen, özünde ve temelde ise düpedüz pespayelik olan bu gidişat, kim tarafından bozulacak?

Sosyolojik ve ahlaki açıdan dejenerasyon limitlerini zorlayan bir ülke halini alan Türkiye’nin, genel görünümüne uygun ve paralel olarak çığ gibi büyüyen, hitap ettiği sığ kesimlerce de rağbet ve iltifat gören bu çılgınlık, ne olacak da bitecek?

12 Eylül 1980 sonrasında toplumsal yapının değişmesi, köyden kente göçün artması ile birlikte yaygınlaşıp rağbet gören arabesk müzik o tarihte ne ise, bugün de bu ‘yemek pornografisi’ benzer bir durumu sembolize ediyor gibi geliyor bana.

İzlerken utanıyorum…

Bileklerinden yağlar aka aka, pis ve görgüsüzce yenen o etleri, pilavın üstüne kat kat dizilen onlarca tencere yemeğini, son derece itici ve rahatsız edici bir biçimde kesintisiz sırıtarak devasa boyutta künefe, sosisli sandviç vs yapan o oğlanı ve son olarak da bütün deve pişiren şarlatanı görünce, görgü ile, nezaket ile, kravatı ve ceketi ile, düzgün Türkçesi ile iş yapmış o eski insanlarımızın, esnafımızın, iş insanlarımızın değerini bir kere daha anlıyorum.

Bu bayağılıktan, her geçen gün daha da çok utanıyorum…